Şu anda başımdan geçen olayları kendime anlatırken,bir rüyadamıydım yoksa yaşadıklarım gerçek mi ? Tam olarak ayırt edebilmiş değilim.Hastaneden beş gün sonra taburca oldum, rehberin dediği gibi tüm hastane masraflarını o Alman aile ödedi, ayrıca  Almanya'ya da davet ettiler. Hastaneden çıktığımda tam olarak hafızam yerine gelmemişti ancak puslu da olsa bazı şeyleri hatırlıyordum. Adım Mert Ali  ve yazılım mühendisiyim , sürekli çalıştığım bir işyerim yok ki zaten olsaydı bunca zaman uğramadığım için kesin kovulurdum. Evimi zar zor bulabildim, attığım her adımda hafızam yeniden canlanıyordu. Eve vardığımda , evi çıkartmayı unuttuğum çöpün kokusu sarmıştı. Çöpü poşetleyip , evi havalandırınca rahat ettim. Çay içmeyi sevdiğim için çay suyu koydum ocağa , o kaynarken de başımdan geçenleri düşünmeye başladım. Parkta olanları hayal mayal  hatırlıyordum ama o hareketi niye yaptığımı anlamaya başladım. O  olaydan önce seyrettiğim bir filmden etkilenmiştim. Filmde genç bir rahip İsa (as) gibi insanlara dokunarak onları iyileştiriyordu . Hastaya dokunduğu zaman ellerinin ortasından , tamda İsa (as) çarmıha gerilirken çivilerin çakıldığı bölgeler kanamaya başlıyordu. Benim olayımda ise kan sadece benim başımdan akıyordu , o da kendimi kaybedip düştüğüm için . Birde o dokunduğu insanları hemen iyileştiriyordu. Benim dokunduğum çocuk rehberin dediği gibi bir gün sonra iyileşmişti. Filmin etkisinde kalmam normaldi , rahibi canlandıran aktör her erkeğin olmak istediği kadar yakışıklıydı tabi filmin sonunda beraber olduğu kadında gerçekten güzeldi. Çocukluğumdan beri içimde dünyada gerçekten önemli bir yerim olduğu düşüncesi hep içimdeydi, anneme hep ya çok iyi biri olacağım yada çok kötü biri derdim , ya tüm dünya beni sevecekti yada öldüresiye nefret edecekti.Nedendir bilmiyorum bu duyguyu içimde taşıyordum. Parkta hissettiğim acıma duygusu sanırım beni harekete geçirdi , öyle sosyal biri sayılmam mesleğim gereği bilgisayarla insanlardan daha fazla vakit geçirdiğim için olmalı, ilişki kurarken zorlanırım. Aklıma takılan ise o trans hali neydi sanki hipnotize olmuş bir biçimde içimde o duyguyu hissettim ve gidip dokundum. Ben herhangi bir şey söylediğimi hatırlamıyorum , hastanede Peter bir şeyler söylediğimi ifade etmişti. Mutfaktan çayı demlemem için sesler gelmeye başlamıştı, çayı demledikten sonra tekrar düşünmeye başladım. Yaşadığım insanın kendini büyük görme durumlarından biride olabilirdi , Peter’in sorunu beynin doku zedelenmesinden çok sadece sinirlerin psikolojik olarak kazada yaşadığı şok sonucu iletimini yitirmiş , yabancı bir ülkede hiç tanımadığı bir insanın yanı başında düşmesi , iyi bir düşüş olmalı iki gün komada kalmışım , belki bu şokta kapanan sinir iletimini tekrar canlandırmış olabilir. Aynı benim hafızam gibi ilk gün hiçbir şey hatırlamıyorken şimdi bulanıkta olsa çoğu şeyi hatırlamam gibi , bu açıklama mantıklı gelmişti. Kendimde herhangi bir şeyi vehmetmeye gerek yoktu , zaten çocuk hemen iyileşmemiş bir gün sonra ancak iyileşmişti tabi bu da getirdiğim açıklamayı kuvvetlendiriyordu. Koltuğumdan kalkıp kupama çayımı koyduktan sonra bilgisayarımın başına oturdum. Uzun bir ayrıklıktan sonra tekrar buluşmuştuk , hemen internete bağlanıp biriken epostalarıma baktım , belki yeni bir iş daha bulurum. Ben daha çok proje usulü çalışan bir yazılımcıyım , bu daha serbest olmamı sağlıyor. Yeni bir iş yoktu ancak arkadaşların gönderdiği epostalar bir hayli yer tutmuştu. Şimdi hepsine beş gün boyunca nerde olduğumu anlatmam gerekiyor , hikayeyi sadece düştüm ve hastanede yattım olarak bitirerek hepsine birer cevap yazdım.

 

4.Bölüm ==>>

Anasayfa